Avrupa basketbolunun deneyimli koçlarından Igor Kokoskov, katıldığı X&O Podcast yayınında Fenerbahçe ve Anadolu Efes dönemlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sırbistan asıllı başantrenör, sarı-lacivertli kulüpten ayrılış sürecini anlatırken Türk basketbolunun kültürüne dair dikkat çekici detayları paylaştı. Her iki dev kulüpte görev yapma fırsatı bulan Kokoskov, kariyerinin Türkiye duraklarını hiç beklenmedik bir samimiyetle anlattı.
Fenerbahçe Dönemi ve Zorlu COVID Sezonu
Kokoskov, Fenerbahçe’ye Zeljko Obradovic’in ayrılığının ardından geldiğini anımsattı. Maurizio Gherardini’nin efsanevi Sırp koçun yerini doldurmak gibi neredeyse imkansız bir görevle karşı karşıya kaldığını belirten deneyimli teknik adam, NBA başantrenörlük tecrübesi olan Avrupalı bir koç getirilmesinin kulüp için doğru hamle olduğunu söyledi. Menajeri Warren LeGarie aracılığıyla gelen teklifin, taraftar beklentilerini karşılayacak nitelikte olduğuna inandı.
“Ancak o COVID sezonuydu; tribünlerde taraftarların olmadığı tuhaf bir yıldı. Bize bir taraftar ordumuz olduğu söylendi ama onları aslında hiç görmedik. Taraftarlarla hiçbir zaman gerçek bir bağ kuramadık.”
Sakatlık Felaketi ve Guduric’in Dönüşü
Sezonun en büyük sınavı oyun kurucu pozisyonunda yaşandı. Nando De Colo’nun 40 gün sahalardan uzak kalması, Bobby Dixon’ın 40’a merdiven dayaması ve Leo Westermann’ın sakatlıklarla boğuşmasıyla takım saha içi liderlikten yoksun kaldı. Kokoskov’a göre EuroLeague’de 40 gün boyunca doğal bir oyun kurucu olmadan oynamak normalde bir koçun kovulmasına yol açardı. Ancak tam o sırada Marko Guduric’in NBA’den Avrupa’ya dönme kararı her şeyi değiştirdi.
Guduric geleneksel bir oyun kurucu olmasa da gerçek bir yönlendirici özelliği taşıyordu. De Colo’nun da dönüşünün ardından EuroLeague’de 11 maçlık galibiyet serisi yakalandı ve takım CSKA ile play-off oynadı. Kokoskov’un COVID testi pozitif çıkınca o maçlarda kenarda olamadığını ve ardından gerilimin arttığını belirtmesi, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.

Dallas Geçişi ve Gurur Meselesi
Fenerbahçe’den Dallas Mavericks’e geçişinin yalnızca kişisel ve ailevi bir karar olduğunu vurgulayan Kokoskov, sözleşmesinin devam ettiği halde ayrılmasının beklenmedik bir tepki aldığını ifade etti. Ali Koç’un başarılı bir iş insanı ve Türkiye’nin önde gelen ailelerinden birinin lideri olduğunu belirten Kokoskov, kararın kulüp yönetiminin gururunu incittiğini itiraf etti.
“Onlar insanları kovarlar, insanlar istifa edemezdi. Muhtemelen biraz ego zedelenmesiydi.”
Ayrılışının ardından Maurizio Gherardini’ye halefi için tavsiyede bulunduğunu açıklayan Kokoskov, Sasa Djordjevic’i önerdiğini ve birkaç gün sonra Djordjevic’in göreve getirildiğini belirtti. Koçluk mesleğinin acımasız doğasına da değinen deneyimli başantrenör, Anadolu Efes ayrılık sürecini de aynı yayında Jason Kidd örneği üzerinden anlattı.