EuroLeague’de 7. haftanın maçında Panathinaikos, OAKA’da konuk ettiği Baskonia’yı 85-79 mağlup etti. Yunan temsilcisi böylece 7 maçta 6. galibiyetine ulaşırken, Baskonia altıncı yenilgisini alarak alt sıralara demir attı.
Son Dakikada Gelen İki Üçlük
Mücadelenin sonuna doğru tribünlerdeki rahatlık yerini gerginliğe bıraktı. Yedi sayı geriye düşen Baskonia, son periyotta 2-13’lük bir seri yakaladı ve bitime 1 dakika 26 saniye kala skoru 79-79’a getirdi. Ancak Sylvain Francisco ile Guerschon Yabusele’nin üst üste bulduğu üçlükler Panathinaikos’a nefes aldırdı ve salon 85-79’luk skorla terk edildi.
“Çok para kazanan oyuncular var ama berbat oynadık. Panathinaikos’un standartları bu değil.”
Lessort Pota Altında Söz Sahibi Oldu
Panathinaikos’un hücumunda ağırlık Mathias Lessort’un omuzlarındaydı. Fransız pivot 20 sayı ve 6 ribaundla takımının en skorer ismi olurken, pota altında Baskonia savunmasını sürekli meşgul etti. Nigel Hayes-Davis 18 sayı ve 7 ribaundla ona eşlik etti; sakatlığı sonrası sezonun ilk EuroLeague maçına çıkan Kendrick Nunn 11 sayı, 5 asist üretti. Francisco ise 10 sayı ve 11 asistle double-double yaptı.


Baskonia Direndi Ama Yetmedi
Konuk ekipte Matteo Spagnolo 16 sayı ve 4 asistle öne çıktı, Stefan Joksimovic 13 ve Clement Frisch 11 sayıyla katkı verdi. Tadas Sedekerskis 10 sayı üretirken Kenneth Faried eski takımına karşı 6 sayıda kaldı. Panathinaikos saha içi isabetinde yüzde 54 ile rakibinin bir adım önündeydi; ribaundlarda 34-29 üstünlük kurdu ve Baskonia’nın 18 top kaybından yararlandı. Yine de son çeyreğe kadar süren direniş, İspanyol ekibinin bu sezonki en tutarlı deplasman performanslarından biriydi.
Panathinaikos Zirve Yarışında Kaldı
Bu sonuçla Panathinaikos 6-1’lik derecesiyle zirve takibini sürdürürken, Baskonia 1-6’da kaldı. Yunan ekibinin önünde yoğun bir fikstür var: önce lig maçı, ardından EuroLeague’de çift maç haftası. Hayes-Davis’in maç sonrası eleştirisi, kazanılan bir maçın takım içinde memnuniyet yaratmadığını gösteriyor. OAKA’da iki üçlükle kazanılan bu maç, Panathinaikos’un kötü oynadığı günlerde de kazanmayı öğrenmesi gerektiğini ortaya koydu.
