Almanya’da düzenlenen 2026 FIBA Kadınlar Dünya Kupası’nda mücadele eden Potanın Perileri, C Grubu’ndaki ilk sınavında Belçika’ya 89-75 yenildi. İlk yarıyı 45-44 üstün kapatan ay-yıldızlılar, ikinci yarıda rakibinin yükselen tempo karşısında direnemeyerek kötü bir başlangıca imza attı.
İlk Yarıda Üstünlük Bizimleydi
Dengeli ve tempolu başlayan karşılaşmada milli takımımız erken kontrolü eline aldı. Organizasyonun ilk gününde tribünlerdeki Türk seyircisinin beklentilerin altında kalması dikkat çekerken, pota altı ve dış atışlardan dengeli üretim yapan Periler devreyi tek sayı farkla önde tamamladı.
Üçüncü Çeyrekte Oyun El Değiştirdi
İkinci yarıya hızlı bir giriş yapan Belçika, savunmayı sertleştirerek kontrolü tamamen ele aldı ve farkı kısa sürede çift hanelere taşıdı. Son periyotta üstünlüğünü 20 sayıya kadar çıkaran Belçikalılar, son bölümde süre bulan Tilbe’nin sayılarıyla Türkiye farkı eritse de skorun aşırılığına engel olamadı ve sahadan 89-75’lik galibiyetle ayrıldı.

Öne Çıkan İstatistikler
Belçika’da Emma Meesseman 27 sayı, 9 ribaund ve 5 asistlik performansıyla maçın en etkili ismi oldu; Julie Vanloo 22 sayı üretti. Milli takımımızda Kennedy Burke 17 sayı, 5 ribaund ve 2 top çalmayla oynadı. Sevgi Uzun ise 11 sayı ve 11 asistlik katkısıyla double-double yaparak hücum organizasyonunda büyük emek harcadı.

Grup Yolunda Zorlu Süreç
C Grubu’nda ilk maçında galibiyete ulaşan taraf Belçika oldu. Potanın Perileri açısından ise Dünya Kupası’na mağlubiyetle başlamak, grubun kalan maçlarında hatasız oynamayı zorunlu kıldı. İkinci yarıda yaşanan kopuşun ders çıkarılacak bölüm olarak öne çıktığı milli takımda gözler şimdi sıradaki rakiplere çevrildi.
Belçika Deneyim Farkını Ortaya Koydu
Meesseman ve Vanloo gibi yıllardır uluslararası sahnedeki isimlerle kadro kuran Belçika, kritik anlarda gösterdiği soğukkanlılıkla farkı ortaya koydu. Özellikle üçüncü periyottaki savunma yoğunluğu, milli takımımızın hücum üretimini ciddi biçimde kısıtladı. Periler cephesinde ise Burke ve Uzun’un performansına rağmen bench katkısının sınırlı kalması, uzun turnuvalar açısından ele alınması gereken bir başlık olarak öne çıktı. Tek sayılık devre üstünlüğünün ikinci yarının ilk dakikalarında erimesi, tempoyu düşürme konusunda yaşanan konsantrasyon kaybının sonucuydu.
